Skip to content

3 Mayıs 2026

AZİZ OCAKLILAR,

KIYMETLİ HEMŞEHRİLERİMİZ;

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk milletinin bağrında bağımsızlık meşalesini yaktığı bu müstesna şehirde; yeni bir 3 Mayıs Türkçüler Günü vesilesiyle bir araya gelmenin onurunu ve sorumluluğunu yaşıyoruz.

3 Mayıs; Türk milliyetçilerinin, Cumhuriyetimizin kuruluş esaslarından uzaklaştırılmasına karşı gösterdiği kararlı duruşun adıdır.

3 Mayıs; Türk gençliğinin, milletine ve devletine sahip çıkma iradesini ortaya koyduğu tarihî bir dönüm noktasıdır.

Bu yönüyle yalnızca bir anma günü değil; aynı zamanda bir fikir, bir şuur ve bir diriliş günüdür.

Kıymetli dostlar,

Türk Ocakları olarak bizler; varlığını doğrudan Türk milletine adamış bir müessesenin temsilcileriyiz. Bir asrı aşan köklü geçmişimizden aldığımız ilhamla, Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü esas alan çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Kuruluşumuzdan bu yana herhangi bir siyasi yapının değil, doğrudan doğruya milletimizin hizmetinde olmayı şiar edinmiş; partiler üstü duruşumuzu titizlikle muhafaza etmiş bulunuyoruz. Bizim tarafımız nettir: Türk Milleti ve Türk Devleti.

Türk Dünyasının geleceği için; kültürden eğitime, ilimden toplumsal hayata kadar geniş bir sahada faaliyet göstererek millî şuurun diri tutulmasına katkı sağlamayı temel vazifemiz kabul ediyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Türk milletinin ortak değerleri etrafında kenetlenmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Türk milletinin birliğine, devletimizin bekasına yönelen her tehdide karşı tavrımız açık ve kesindir. Son dönemde yaşanan gelişmeler, milletçe dikkatle takip edilmesi gereken bir sürece işaret etmektedir.

Terörün bitmesi elbette hepimizin ortak temennisidir. Vatanını seven herkes terörün sona ermesinden de Türkiye’nin bölgesel bir güç hâline gelmesinden de büyük bir memnuniyet duyacaktır. Ancak bu süreçte, devletimizin temel niteliklerini tartışmaya açacak adımların atılması asla kabul edilemez.

Unutulmamalıdır ki;

Bu topraklara “Türkiye”, bu millete “Türk” adı, şehitlerimizin kanıyla yazılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter millî devlet yapısı, tartışmaya açık bir konu değildir. Anayasamızın ilk dört maddesi ve Türk vatandaşlığını tanımlayan 66. maddesi, bizim için tartışılmaz kırmızı çizgilerimizdir.

Son yıllarda Dünya’da yaşanan gelişmeler, küresel güç mücadelelerinin ne denli sertleştiğini açıkça göstermektedir. Dünya’da yaşanan her kriz, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmektedir. Zira Türk Beklenendir! Başta Doğu Türkistan ve Gazze olmak üzere, Tek Dişli Canavar’ın tüm dünyada yaşattığı insanlık dramlarının bizlere güçlü ve birlik içinde olmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Öte yandan, ülkemizde yaşanan menfur saldırılar da hepimizi derinden yaralamaktadır. Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında yaralananlara acil şifalar hayatını kaybeden öğretenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Bu acı olaylar, eğitimden aile yapısına kadar pek çok alanda daha güçlü ve bütüncül politikalar geliştirmemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bizler Türk Ocakları olarak; Milletimizin birliği, devletimizin bekası ve geleceğimizin teminatı olan gençliğimiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Sözlerime son verirken;

Başta Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş olmak üzere, birazdan kabrini ziyaret edeceğimiz Dr. Fethi TEVETOĞLU ile 3 Mayıs 1944’ün tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Ne Mutlu Türküm Diyene!

This Post Has 0 Comments

Bir yanıt yazın

Back To Top