Başbuğ Alparslan Türkeş ve Gençlik
Samsun Türk Ocağı tarafından düzenlenen ve yoğun bir katılımla gerçekleşen konferansta, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Selahattin Sarı, vefatının 29. yıl dönümünde Alparslan Türkeş’in gençlik vizyonunu anlattı. Düzenlenen konferansta, Türkeş’in tarihsel mirası ve modern Türk gençliği tasavvuru anlatıldı.
Program; saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Başbuğ Alparslan Türkeş ile aziz şehitlerin ruhuna okunan dualarla başladı. Açılış konuşmasını yapan Samsun Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan, Türkeş’in dışarıdan sert görünümlü ancak gençlere karşı son derece nahif bir lider olduğunu vurguladı.
“İki Büyük Önder: Atatürk ve Türkeş”
Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin iki temel direğine dikkat çeken Prof. Dr. Tufan, Atatürk ve Türkeş arasındaki tarihsel bağı şu sözlerle ifade etti:
“Biri Cumhuriyetimizi kurup vatanı gençlere emanet eden Atatürk, diğeri ise o gençliğin kendisine ‘Başbuğ’ dediği Alparslan Türkeş’tir. Her iki liderin de ortak noktası, Türk gençliğine duydukları sarsılmaz güvendir.”
Tarihsel Perspektif ve Milli İhtiyaç
Konferansın konuşmacısı Prof. Dr. Selahattin Sarı, Türk milliyetçiliğinin bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluk olduğunu analiz ederek konuşmasına başladı. Karlofça’dan Balkan Savaşları’na kadar uzanan toprak kayıplarının devleti bir çıkmaza soktuğunu belirten Sarı, Atatürk’ün bu yıkımdan ders çıkararak Türk unsuruna dayalı bir devlet inşa ettiğini hatırlattı.
Türkeş’in “Evlatlarım” Dediği Gençlik Tasavvuru
Alparslan Türkeş’in 1944 Turancılık olaylarından itibaren Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yaptığını ifade eden Prof. Dr. Sarı, Türkeş’in idealindeki gençlik profilini şu sözlerle özetledi:
- Sokaklarda çarpışan değil; yüksek tahsilli, birkaç dil bilen ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanan bir nesil.
- “Hepiniz birer Türk bayrağısınız, bayrağı lekelemeyin ve yere düşürmeyin” düsturuyla şekillenen sorumluluk bilinci.
- Gençlerin eline silah değil, kitap verilmesi gerektiğini savunan; sporcu ve disiplinli bir toplum yapısı.
Ülkü Ocakları’nın 1966 yılında başlayan teşkilatlanma sürecine de değinen Prof. Dr. Sarı, bu yapının o dönemdeki otonom ve gönüllülük esasına dayalı karakterini vurguladı:
İstişare Kültürü: Kararların emir-komuta zincirinden ziyade, üniversiteli gençlerin kendi iradeleri ve ortak akıl yoluyla alınması.
Gönüllülük Esası: Hiçbir maddi karşılık beklemeden, tamamen vatan sevgisiyle yürütülen bir hizmet anlayışı.
ODTÜ’deki Tarihi Duruş ve Hürriyet İradesi
Konferansın soru-cevap bölümünde Türkeş’in ODTÜ’de verdiği olaylı konferans hatırlandı. Elektriklerin kesilmesine ve engelleme girişimlerine rağmen Türkeş’in kürsüden inmemesi, “Demokrasiyi sokaklarda ıspanak fiyatına sattırmayacağız” sözünün somut bir örneği olarak nitelendirildi.
Programın sonunda Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan, Prof. Dr. Selahattin Sarı’yı hem akademik kariyeri hem de mücadele geçmişiyle gençlere bir “rol model” olarak tanıttı. Konferans, anmalık takdimi ve Samsun Türk Ocağı binasındaki sıcak bir çay sohbetiyle nihayete erdi.





pot



This Post Has 0 Comments