Skip to content

Demokrasinin ve Hürriyetin Sesi Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil

Türk düşünce hayatının müstesna isimlerinden, hukukçu, mütefekkir ve siyaset adamı Ordinaryus Profesör Dr. Ali Fuad Başgil, Samsun Türk Ocağı tarafından düzenlenen bir panelle anıldı. “Demokrasinin ve Hürriyetin Sesi Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil” başlıklı program, 13 Aralık Cumartesi günü Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

Genç Kürsü kapsamında düzenlenen panelde, Samsun Türk Ocağı Gençlik Kolu’nda yer alan öğrenciler konuşmacı olarak söz aldı. Programda Ali Fuad Başgil’in hayatı, fikrî mücadelesi ve demokrasi, hukuk, ahlak, gençlik, laiklik ve inanç hürriyeti konularındaki görüşleri ele alındı.

Açılış konuşmasını yapan Samsun Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan, katılımcıları selamlayarak konuşmasına başladı. Tufan, konuşmasında Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Hüseyin Nihal Atsız’ı 50. vefat yıl dönümünde rahmetle andı. Ardından Ali Fuad Başgil’in şahsiyetine değinen Tufan, “Hemşehrimiz Ali Fuad Başgil, hürriyeti bir lütuf değil, insan şahsiyetinin ve fıtratının vazgeçilmez bir gereği olarak görmüştür. Onun nazarında demokrasi, yalnızca bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir,” ifadelerini kullandı. Gençlerin yoğun ilgisinin memnuniyet verici olduğunu belirten Tufan, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek oturum yönetimini Ertuğrul Çakır’a devretti.

Oturum başkanı Ertuğrul Çakır, konuşmasında Ali Fuad Başgil’in fikir mirasının bugün de canlılığını koruduğunu vurguladı. Başgil’in, hukuk ile vicdanı, hürriyet ile ahlakı birlikte düşünen ender mütefekkirlerden biri olduğunu ifade eden Çakır, genç konuşmacıların bu mirası ele almasının ayrıca kıymetli olduğunu belirtti.

Panelin ilk konuşmacısı Emir Boyraz, Ali Fuad Başgil’in hayatını ve fikrî mücadelesini ele aldı. 1893 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğan Başgil’in, ilim ve hürriyet uğruna geçen hayatını anlatan Boyraz; onun İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki akademik çalışmaları, anayasa hukuku alanındaki katkıları ve Cumhuriyet dönemindeki fikir mücadelesine dikkat çekti. Başgil’in Fransa ve İsviçre’de aldığı eğitimin düşünce dünyasını derinleştirdiğini belirten Boyraz, “Başgil, ilmi şahsiyetini ahlaki bir duruşla birleştirmiştir,” dedi.

İkinci konuşmacı Muhammed Enes Doğançay, Ali Fuad Başgil’in gençlik ve ahlak anlayışını anlattı. Başgil’in gençliği milletin en büyük sermayesi olarak gördüğünü ifade eden Doğançay, onun tembellik karşıtı yaklaşımına ve çalışkanlık, irade ve ahlak vurgusuna değindi. Başgil’in hürriyeti, “ahlakla hazırlanmış irade” olarak tanımladığını aktaran Doğançay, ahlaktan kopuk bir hürriyet anlayışının toplumu anarşiye sürükleyebileceğini belirtti.

Üçüncü konuşmacı Elman Ghouchi, Ali Fuad Başgil’in demokrasi ve adalet düşüncesini ele aldı. Başgil’in demokrasiyi yalnızca çoğunluk iradesine indirgemediğini vurgulayan Ghouchi, onun bireyin onuru ve temel haklarını merkeze alan bir hukuk devleti anlayışını savunduğunu ifade etti. Çoğunluğun sınırsız gücünün “çoğunluğun tiranlığına” dönüşebileceği uyarısında bulunan Başgil’in, bu tehlikeye karşı en güçlü teminat olarak hukuk devletini gördüğünü belirtti.

Panelin son konuşmacısı Eyüp Ensar Erim, Ali Fuad Başgil’in laiklik ve inanç hürriyeti konusundaki görüşlerini aktardı. Başgil’in laikliği, din karşıtlığı olarak değil; inanç hürriyetini güvence altına alan bir ilke olarak ele aldığını vurgulayan Erim, onun din hürriyetini inanma, ibadet, talim ve dinin emirlerini yaşama hakkı şeklinde değerlendirdiğini ifade etti. Başgil’e göre taassubun inanç hürriyetinin en büyük düşmanı olduğunu belirten Erim, laikliğin bu taassuba karşı bir denge unsuru olduğunu aktardı.

Kapanışta, genç konuşmacılara günün anısına hediyeler takdim edildi. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

This Post Has 0 Comments

Bir yanıt yazın

Back To Top