Skip to content

Türk Ocağı Prof. Dr. Ali Fuat BAŞGİL’İ Andı

Türk Ocakları Samsun Şubesi düzenlediği bir konferansla Prof. Dr. Ali Fuat BAŞGİL’i andı. Şube Başkanı Prof. Dr. Kaya Tuncer ÇAĞLAYAN Samsun’un değerlerinden olan Ali Fuat Başgil’in bir ilim adamı, devlet adamı ve siyaset adamı olmasının yanı sıra bir gönül insanı da olduğunu, gençliğimize, Samsunluya ve Türk Milletine hatırlatılması gereken mümtaz şahsiyetlerden olduğunu söyledi. Şair-yazar Halistin KUKUL tarafından verilen konferansta Ali Fuat Başgil’in örnek şahsiyeti, gençliğe verdiği önem ve Türkçe hassasiyeti dile getirilerek günümüze ilham kaynağı olması gerektiğinin altı çizildi. Konuşmasında özetle:

“Türkçe; son dönemlerde ihmâl edilen en mühim kültür varlığımızdır. Millet olmak için, birinci unsur olan Türkçe’ye ne kadar kıymet verir, onun korunması ve gelişmesi için ne kadar gayret ve emek harcarsak, şiirimiz, romanımız, tiyatromuz ve her türlü ilmimiz de o derece yüksek mevki bulur.

            Dünya dilleri arasında, en çok konuşulan ve en az üçyüzmilyon kişinin anlaşma vasıtası olan güzel Türkçemiz, ne yazıkki, gerektiği gibi sahiplenip korunamamakta ve zorluklar yaşanmaktadır.

 

             Bu hususta, maalesef gerekli “ilmi ve siyasi” destekten de mahrumdur. Ancak; Ord.Prof.Dr. Ali Fuad Başgil gibi, asıl sahası “hukuk” olmasına rağmen, “ Türkçe Meselesi” ne ciddi şekilde el atıp ışık tutan fikir adamlarımız da vardır.

 

             Başgil Hoca; yaşadığı 1940’lı yıllarda, Türkçe’nin çektiği, daha doğrusu çektirildiği sıkıntıları dile getirmekte ve bilhassa “kelime uydurmacılığına” bir hastalık olarak bakarak, dikkat çekmekte, çareler sunmaktadır.

 

             Bugün, Türkçe’si bulunduğu halde, bazı kelimelerin ya “uydurulmuşu” yahut da “yabancı dilden geçmişi” zorla kullandırılmaktadır. Halbuki, Türkçe, bizim “gönül sesimizdir”; Türkçe bizim “şahdamarımız” dır. Bu “ses” veya bu “damar” en ufak bir zedelenme halinde, meydana gelebilecek “kültür tehlikelerini” iyi düşünmek gerekir.

 

             Başgil Hoca, tâ yetmiş sene evvelden sesleniyor. Bugün, cadde ve sokaklarımızda, İngilizce ve Fransızca kelimeden geçilmiyor. Bunun maalesef hiçbir (mes’ulü-selâhiyetlisi) de bulunmamaktadır. Başgil Hoca, b mes’uliyeti taşıyan nadirlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

 

             Bakınız, bu hususu birkaç örnekle açıklayalı: Bütün Türk Dünyası (tabiî) derken, bazıları ne diyorlar: uydurma “doğal” veya Fransızca “natürel”. Ve yine; “hür – serbest” demiyorlar da, uydurma ve yanlış “özgür”ile Fransızca “liberal” i kullanıyorlar. Daha neler neler !..

 

              İşte, Başgil Hoca, bugünü görmüşçesine, Türkçe karmaşasına teşhis koymuş, çâreler üretmiştir. Bugün okul kitaplarında üniversiteye giriş imtihani sorularında kullanılan kelimeler, tam mânâsıyla “dehşet” vericidir.

 

              Bu kelimeler, bizi, sâdece anlaşma vasıtası olarak zora sokmakla kalmıyor, maalesef, Türk Dünyası ile de “kültür bağlarımızın kopmasına da vesile oluyorlar”.” Dedi.

 

Konuşmanın sonunda Türk Ocağının tabağını ve kupasını vermek üzere Samsun’un tanınmış yazarlarından Ali KAYIKÇI kürsüye davet edildi.

Fotoğraflar için tıklayınız…

 

This Post Has 0 Comments

Bir yanıt yazın

Back To Top