Orta Asya İzlenimleri

Samsun Türk Ocağı tarafından on beş günde bir düzenlenen konferansların yanında, Çarşamba akşamları 18.30-19.30 saatleri arasında tertiplenen, Baykara Meclisi Sohbetlerinin bu haftaki (28. 02. 2018) konuşmacısı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Yücel Öksüz oldu. “Orta Asya İzlenimleri” konu başlıklı konuşmasında, iki yıl boyunca kaldığı bu coğrafyadaki gözlemlerinden yola çıkarak, Orta Asya ülkelerinin, yaşam tarzlarını, kültürlerinden kesitleri ve Türkiye’ye Türk insanına bakış açılarını anlattı.
Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’ten bahsederken, İstanbul’a benzer yanlarının bulunduğunu ve onun gibi “kozmopolit” bir şehir olduğunu söyledi. Kaynakları bakımından Kırgızistan’ın fakirliğini ifade ederken en önemli geçim kaynağının, hayvancılık olduğunu söyledi. Ülkenin eğitim seviyesinin düşük olduğunu, diğer Türk Cumhuriyetleri içerisinde gelişmişlik düzeyinin en düşük alt sırada yer aldığını ve bunun olumsuz sonuçlarından bahsetti.
Rusların Kırgızistan’da büyük etkiye sahip olduğunu, resmi dillerinin Rusça olduğunu söyledi. Rusların bu topraklarda etkileri azalmış olmasına karşın yeni bir takım girişimlerinin olduğunu, hala Kırgızistan coğrafyasına kiliseler yaptıklarını ifade etti. Kırgızistan’ın bir üs görevi gördüğünü, içerisinde konuşlanan Rus ajanların bulunduğunu, Çin’e sınırı olması dolayısıyla da, stratejik anlamda önemli bir bölge olduğundan bahsetti. Bişkek’in İstanbul’a çok benzediği söylerken, sadece şehir merkezinde yaşayarak bu ülkenin kültürünü tanımaya çalışmış olsa, yüzeysel bir bakış açısı ile kültürü tanıyıp yetersiz veri ile de Türkiye’ye döneceğini, bu nedenle taşra kültürünü tanımış olmanın kendisine büyük bir getirisi olduğunu ifade etti. Rusların bu millet üzerindeki etkilerinin onu şaşırtığını söylerken, bu konu ile ilgili bazı anılarını anlattı. Kendi fotoğraf albümünden derlediği fotoğraflarda bulunan bir takım geleneksel ayrıntıların anlamlarını aktardı.
Bişkek’in eşsiz bir şehir planlamasına sahip olduğunu, son dönemde Kırgızların bu planlamayı iyi değerlendirememelerinden ve durumun doğurduğu olumsuzluklara değindi. Rusların propagandaları için özenle inşa ettikleri konferans salonlarından ve yine bu amaçla parklara yaptırdıkları heykellerden bahsetti.
Türkiye ve Türk insanına karşı Kırgızların bakış açılarının dikkate değer olduğunu anlatırken, Sovyetlerin onlara Türkiye’yi yanlış tanıttığını ve ülkemize karşı ön yargılarının Türkiye’ye geldikleri zaman, özellikle de Üniversite okumak için gelen öğrencilerde muazzam olumlu bir tavra dönüştüğünü dile getirdi.Kırgızistan’a gittikten sonra, Türkiye’nin bu coğrafyada yapmış olduğu imar faaliyetlerin onu çok etkilendiğini ve “Türkiye Devleti”nin gücünü bir kere daha görmüş olmanın derin mutluluk yaşadığını ifade etti.
Son olarak, Özbekistan, Kazakistan ve Moğalistan gibi diğer Orta Asya ülkeleri ile ilgi görselleri dinleyicilerle buluşturan ve izlenimlerini aktaran Öksüz, Özbekistan’ın çok önemli tarihi yapılara sahip olduğunu, günümüze kadar gelmeyi başaran bu yapılardan bazılarda hala restorasyon çalışmalarının son sürat devam ettiğine değindi.
Fotoğraflara yansıyan kültürel kodlar üzerinden çıkarımlarda bulunarak Turan kavramının değerine vurgu yaparak konuşmasını sonlandırdı.



This Post Has 0 Comments